Bağlamada Akustik Elemanlar Yazdır E-posta

BAĞLAMADA AKUSTİK ELEMANLARA DAİR SEZGİSEL SAPTAMALAR 

                                             Özay Önal 

"Bir akustik çalgının tüm kısımları tınlayabilme özelliğine sahiptir" gibi bir genelleme yapılabilir mi? Evet, ancak bu kısımlar arasında titreşebilme yeteneği açısından farklılıklar vardır. Çalgılarda tınlama işlevi olan elemanlarla taşıyıcı-aktarıcı özelliği olan elemanların ayrımının yapılması gerekmektedir. Bir ahsap, akustik çalgı olan bağlama her bir birimi ayrı akustik önem arzeden bir yapıdadır. Ancak, akustik açıdan işleme şekli düsünüldüğünde her unsurunun aynı oranda öneme sahip olmadığı, aralarında bir öncelik sırası olduğu görülmektedir.

Bağlamada önem sırasına göre kabaca iki farklı akustik eleman grubu vardır.


I- Göğüs Tahtası; Tekne; Orta eşik; Teller; Ses Deliği (Akustik öneme göre birincil elemanlar)
II- Cila; Sap Ağacının Cinsi v.s. (İkincil elemanlar)

Tekne'nin İşlevi


Bağlama,organoloji, yani çalgıbilim açısından rezonatörlü bir kordafon çalgıdır. Teknenin (rezonatörün) işlevi tellerin ve göğüs tahtasının ürettiği titreşimleri besleyerek daha duyulabilir hale gelmelerini sağlamaktır. Bağlamada rezonans, tezenenin telleri tınlatmasıyla başlatılır. Tınlayan teller orta eşik yoluyla ses tahtasını, ses tahtası da tekneyi tınlatır. Bu hareket bu aşamadan sonra geriye döner ve teknenin ses tahtasını tınlatması, onun da telleri tınlatmasıyla bir etkileşime dönüşür.

Teknede Ağaç Seçimi

Teknenin formu ve tekne ağacının cinsi  sesin,  volüm düzeyi, rengi, parlaklığı gibi özelliklerini etkiler. Tekne ağacının gözenekli, gevrek, enaz orta sertlikte, dolayısıyla kasılma-gevşeme hareketi gösterebilecek nitelikte olması gerekmektedir. Dut ağacı bağlamanın bilinen en yaygın ve en eski malzemesidir. Bu seçim boşuna olmayıp dutun bağlamaya hem görsel hem de akustik açıdan yakıştığı bir gerçektir. Asya kökenli mızraplı çalgıların da tekne, göğüs ve sapta en temel malzemesi gene dut ağacıdır. 

Karaağaç, kestane ve kayın  bugün olmasa bile geçmişte tekne yapımında en çok kullanılan, ikinci sınıf malzemelerdir. Karaağaç ve kestane oldukça benzer olup, karaağaç daha sert ve gevrek, dolayısıyla da tekne için daha niteliklidir. Kayın ya da gürgen sert olmakla birlikte sap için de tercih edilen ve aslen bu kısım için daha uygun bir ağaçtır. Gürgen teknelerde sesin soğurulması (emilmesi) fazladır , dolayıyla gürgen sazlar bir miktar donuk ve volümsüz tınlar. Tekne malzemesi olarak pek bilinmeyen yerli dişbudak ağacı parlak ses rengi verebilen bir ağaçtır ve birçok pahalı ithal ağaçtan çok daha ucuzdur , ancak açık renkli, gözenekli ve biraz çalışma eğilimili olması sebebiyle genellikle tercih edilmemektedir. Gene ülkemizde bolca bulunan akçaağaç doyurucu ve diri baslar üretebilen bir tekne malzemesidir. Ancak o da dişbudak gibi açık renklidir ve bu yüzden teknede pek tercih edilmez. Ağaçta renk sadece kozmetik bir unsur olmakla birlikte icracının dolayısıyla da yapımcının tercihlerini etkilemektedir.

Bağlamanın teknesi ile gitarın sırt ve yanlıklarının oluşturduğu kasa kısmı işlev olarak aynıdır. Gitar için bu kısımda kullanılan en seçkin ağaç Türkçede pelesenk olarak bilinen rosewood ağacıdır. Birçok çeviride bu ağaç Türkçeye "gül ağacı" diye çevrilmekle birlikte, Türkçede asıl karşılığı Pelesenk 'tir. Pelesenk ağacının özellikle Brezilya'da yetişen türü diğer yaygın türlere oranla ( Doğu Hindistan, Honduras , Afrika pelesenkleri ) çok daha kıymetlidir. Pelesenk ağacı üstün titreşim yeteneğinden dolayı Latin perküsyon çalgılarında da kullanılmaktadır. Ancak bilinçsiz kesimden dolayı gittikçe kaybolan ve bu yüzden korunmaya alınan pelesenk ağacını bulmak kolay değildir. Bu problem batılı gitar yapımcılarının da karşısında olduğu için, pelesenk ağacının yerine kullanılabilecek sert nitelikteki ağaçlara başvurulmaktadır. Bunların başlıcaları bubinga, kingwood,  padauk, cocobolo, bocote, koa, wallnut, sapelli, mahogany ' dir. Bu ağaçlardan bazılar örneğin bubinga (yapımcılar arasında gül ağacı olarak bilinir), padauk, mahogany, sapelli zaten bağlamada tekne yapımında ve diğer bölümlerde kullanılmaktadırlar. Aşağıda bazı değerli tropik ağaçlar görülmekredir.

Brazilian Rosewood
Cocobolo
Kingwood

 Dut ağacı (İngilizcede malburry ) Avrupa ve Amerika'da da yetişen bir ağaç olmakla beraber bir çalgı yapım malzemesi olarak görülmemekte, bir köknar ağacı bu coğrafyalarda ülkemizdekinden çok fazla çeşitliliğe sahipken sadece iyi bir yapı malzemesi olarak bilinmektedir. Ancak ne dut ağacının ne de köknarın bağlamaya ne kadar yakıştığı asla inkar edilemez. Yerel özellik arzeden çalgılarda, çalgı yapım literatürüne dahil edilmeyen, yerel nitelikteki ağaçların kullanımı görülebilir. Örneğin dut ağacının, erik ağacının Anadolu'da bağlamanın yanısıra keman yapımında kullanılması buna iyi bir örnektir. Flemenko gitarda da bu tip bir uygulama görülür. Gitarın ana sırt malzemesi olan pelesenk, bu tip gitarlarda kullanılmayıp, yerine çok daha yumuşak bir ses rengi veren selvi (cypress) ağacı kullanılır. Gene, flemenko gitarlarda ülkemizde kanada çamı adıyla bilinen ağaç (red cedar ) ses tahtasında kullanılır.

 

Tekne Formu

Tekne genişlik, derinlik, boy gibi ana unsurları olan ve adeta üçgen prizmayı andıran geometrik bir cisimdir. Özellikle eski bağlamaların üçgen prizmayı cok daha fazla andırdıkları söylenebilir.

Teller titreşim üreten bir güç kaynağıdır. Ses dalgaları tekne adını verdiğimiz hacmin içinde hareket eder. Bir sıvı nasıl içine girdiği kabın şeklini alırsa, tellerin göğüs tahtası yoluyla tekneye gönderdiği titreşimler de teknenin formuna göre şekillenir. Böylece seste renk, volüm, derinlik gibi özellikler oluşur. Teller ve göğüs tahtasınca üretilen titreşimler farklı boyuttaki, dolayısıyla farklı hacimdeki teknelerde farklı sonuç verirler. Nasıl bir geometrik cismin boyutlarında yapılacak değişiklik o cismin hacmini etkileyip, azaltabilip, artırabiliyorsa, bağlamanın da derinlik, ağız genişliği ve tekne boyu ölçülerindeki artma yada azalma teknenin hacmini, etkiler, büyütür, yada küçültür. Bu da sesin farklı şekillenmesiyle sonuçlanır.

Ses titreşimlerinin tekne ile göğüs tahtası arasında nasıl hareket ettiğini anlayabilmek için şöyle basit bir deney yapabiliriz:

Göğüs tahtası takılmamış bir teknenin içine üfleyin. Hava bir dönme hareketiyle neredeyse aynı anda ve şiddet kaybetmeksizin geri yüzünüze çarpacaktır. Yani göğüs tahtasının tekneye gönderdiği titreşimler tekneden geri yansıyarak göğüs tahtasına çarpmakta (ve onu titreştirmekte)buradan gene tekneye gitmekte ve bu olay bir ufak tezene vuruşuyla dahi sayısız kez tekrarlanmaktadır. Ses dalgaları tekne ile göğüs tahtası arasında bir pinpon topu gibi didip gelmektedir.

Tekne,sesin en önemli unsuru ve hatta kaynağı olarak düşünülür. Ancak ses tahtası ve gövdeye sahip tüm çalgılarda gövdenin işlevi ses tahtasınca üretilen sesi beslemektir. Bağlamada tekne bu işlevi iki farklı şekilde yerine getirir. Birincisi; tekne ağacının cinsi, dokusu ve titreşim yeteneği ile, ikincisi de tekne çeperinin sese bıraktığı, yani ses için oluşturduğu hazne ile. Bunlardan birincisi bir cismin sadece sınırları iken ikincisi, sınırlar içinde kalan ve onun çevreleyip şekillendirdiği boşluktur  Genel olarak arkadan U ve V kesitli olmak üzere iki tip tekne vardır. Başka birçok özellik etkilemekle birlikte U kesitli tekneler daha dolgun ve bas karakterli, V kesitliler de tiz karakterli ses verir.

U Kesitli Tekne
V kesitli Tekne

İyi ses ancak form, ağız genişliği ve derinliğin doğru kombinasyonuyla sağlanır. Fazla derinlik sesin içerde kalmasına (dolayısıyla boğuk ve kof olmasına), az derinlik de önde (dışarıda) tınlamasına (dolayısıyla çok bağırtkan ,boş ve renksiz tınlamasına) sebep olur. Teknede tizler tekne derinliğinin ses tahtası ile yarı derinliği arsında, baslar da teknenin sırt ve dip kısmında tınlar. Dolayısıyla sırt ve dip kalınlığı çok ince teknelerde baslar koftur. Teknenin yanaklarının hafif, dolgun ve içeri doğru kıvrık olması sese lezzet katıcı bir özelliktir. Teknenin kalınlığıyla ilgili yerleşmiş çok yanlış bilgiler vardır. Örneğin bağlamanın en dip perde hizasında(tekne ile sapın birleştiği nokta) parmak üzerine oturtulduğunda yatay olarak dengede durması veya ses deliğinden bakıldığında teknenin güneş ışığı sızacak kadar ince oyulması vb.Tekne kalınlığı yanaklarda 3 mm.,ses deliği çevresinde 4-5 mm civarında olmalıdır. Bu ,yalnızca akustik açıdan değil, sağlamlık açısından da çok önemlidir.  



 

 
 

 
 
 

sazadair © 2006

tasarım:enisali