Bağlamada Akustik Elemanlar Yazdır E-posta

Tekne yapım teknikleri; Oyma & Yaprak tekniği

 Oyma tekne Anadolu ve daha doğusundaki memleketlerde karşılaştığımız bir tekniktir. Asya sazlarında yaprak tekne az da olsa görülürken Avrupa'da lut tekneleri tarih boyunca parçalı, yani yaprakların birleştirilmesiyle yapılagelmiştir. Bu iki tekniğinde yüzyıllar boyunca aynen devam etmesi ve birbirlerini belki biraz etkilemeleri dışında yok edememeleri çok ilginçtir. Doğudaki oyma tekne geleneği beraberinde çalgı boyutları ve formlarının bir türlü standardize olamaması gibi bir sorunu bugüne taşımış, bunun yanısıra bir doğa değeri olan ağaçların bilinçsizce yok edilmesine sebep olmuştur. Bağlamanın da ilk zamanlardan bu yana temel yapım tekniği olan oyma tekne kullanımı, 1980'lerden itibaren yerini parçalı, yani yaprak tekniğine bırakmıştır. Ancak oyma teknenin yaprak tekneye üstünlüğü hala iddia edilen veya en azından tartışılan bir konudur. Maalesef bağlama akustiği ile ilgili herhangi bir bilimsel çalışma henüz yapılmadığından , bu iki uygulama arasındaki farkın algılanması icracıların ve lütiyelerin sezgilerine kalmıştır. Ancak büyük çoğunluk , bu şekilde ifade etmeseler de, aslında bu uygulamalar arasında ‘insan kulağının farkedebileceği' bir fark olmadığı görüşündedir. Yaprak tekniği yüzyıllardan beri Ortadoğu ve Avrupada ud, lut, lavta ve mandolinde uygulanagelmiştir. Oyma tekniği ise tarihsel seyri içinde daha çok doğudaki uzun saplı ve küçük gövdeli lutlarda görülmektedir. Hiç şüphe yok ki doğanın muazzam bir talana maruz bırakıldığı günümüzde ‘doğadan alıp, doğanın yararına kullanmak' akılcı ve etik değerlere uygun bir davranıştır. Aşağıda bir oyma tekne ve bir yaprak tekne için harcanan ortalama ağaç miktarları gösterilmiştir.

Kabası oyulmuş Dut tekne
( Ortalama 36 cm boy )
Bir yaprak Teknelik Bubinga ağaç

 Göğüs tahtası ve seçimi

 Bağlama ailesi çalgılarda göğüs tahtası malzemesi olarak kullanılan ağaçlar Ladin ve köknar ağaçlarıdır. Köknar ağacı , en eski zamanlardan beri bağlamanın (teknede dut , sapta sarı gürgen ile) en temel ahşap malzemesi olmuş ,gerçekten bağlamaya karakter veren bir ağaçtır. Batıda iyi bir yapı malzemesi olarak kullanılan köknarın çalgılarda kullanımı yotur. Geleneksel çalgılarımız içinde bağlamadan başka tambur ve udda yaygın olarak kullanılmaktadır. Yaylı bir halk çalgısı olan Karadeniz kemençesinde de köknar görülür. Ladin ağacı titreşim yeteneği üst düzeyde olan ve tüm telli ve yaylı çalgılar ile piyanoda kullanılan, yumuşak karakterli bir ağaçtır. Sitka ladini, alp ladini, engelman ladini gibi türleri bulunmaktadır. Bunlardan Engelman ladini çok kıymetli ve nadir bulunabilen bir ladin türüdür. Her nekadar son yıllarda batı kökenli kızıl sedir ağaçları da (yapımcılar arasında Kanada Çamı olarak bilinmektedir) kullanılmış ise de bu türün bağlamaya pek de uygun olmadığı anlaşılmış ve kullanımı terkedilmeye başlanmıştır. Kızıl sedir ağacı aslen Kuzeybatı Kanada kökenli bir ağaç olup 80'lerden itibaren daha çok klasik ve Flemenko gitarlarda kullanılmaya başlanmıştır. Ses açısından temel özelliği başlangıçta verdiği açık, gür ve dolgun sesidir. Ladin kullanılan çalgılardaki ses karakterinin oturma süreci birkaç yıl sürebilmekte iken, sedirde böyle bir süreye gerek yoktur. Bu açıdan özelikle öğrenme sürecindeki icracılara daha cazip görünür. Ancak sedirin başlıca dezavantajı mukavemetinin zayıf olmasından dolayı en geç bir-iki yıl içerisinde deforme olması, yani çökmesidir.

Bağlamada göğüs tahtasında kullanılan ağaçları tanıttıktan sonra şu saptamayı yapmak yerinde olacaktır. Ses tahtası elemanı bulunan tüm çalgılarda (baglama ,gitar, keman ailesi, ud,tambur vs.), bu kısım çalgının akustik anlamda bel kemiği olup, ağacın seçimi ve takılması iki ayrı işlem ve dolayısıyla iki ayrı beceri gerektirmektedir. Çok kaliteli göğüs tahtalarının bilinçsizce ve acemice takılması, dolayısıyla da ziyan edilmesi çok görülen bir durumdur. Oysa daha vasat bir tahtayı ustaca takarak daha iyi bir sonuç elde etmek mümkündür. Bu demektir ki çalgıda iyi malzeme yalnız ve yalnız iyi kullanıldığı takdirde iyi sonuç verebilir. Bir benzetme yaparsak; çalgı yapımının aritmetiğinde iki kere iki her zaman dört etmez. Ayrıca çalgının hangi kısmı olursa olsun, hangi tür ağacın kullanılması gerektiğine dair önyargılı tercihler yapmak ve bunun doğruluğunu savunmak yanlıştır.

Gitar, keman ve ud yapımcıları ses tahtasını her zaman öncelikli olarak görmüşlerdir. Çok önemli bir gitar lütiyesii olan Irving Sloane, Classic Guitar Construction (Klasik Gitar Yapımı) adlı kitabında efsane gitar lütiyelerinden Torres hakkında bir anekdot vermektedir. Buna göre Torres gitarda ses tahtasının önemini vurgulamak ve ispat edebilmek için sırt ve kenarları, kağıdın tutkal ile karıştırılmasıyla elde edilen bir tür harçtan yapılmış bir gitar denemiştir. Bu gitarı çalanların çok özel bir tona sahip olduğunu söyledikleri bu anekdotta aktarılmaktadır. Yine aynı kitapta , başka bir önemli gitar lütiyesi olan Hernandez 'in ses tahtasının iyi tınladığı minimum inceliği bulabilmek amacıyla gitarı verniklemeden önce tellediği ve gerek tellerin tınısını dinleyerek gerekse de parmağıyla ses tahtasına vurmak suretiyle tınlatarak zımpara yardımıyla incelttiği aktarılmaktadır. Göğüs tahtasının , çalgı tellenmeden önce işaret yada orta parmakla vurularak tınlatılması keman ve gitar lütiyeleri arasında oldukça yaygındır. Bu teknik tahta takılmadan önce dahi doğru tercih yapmak amacıyla mevcut ses tahtası alternatifleri arasında da yapılır ve ses tahtası seçmenin en sağlıklı yöntemidir. Bağlamada teller takıldıktan sonra dahi tellere vurmaya gerek kalmaksızın bu yöntemle tahtanın doğru takılıp takılmadığı anlaşılabilir.

İşlenmemiş Ses Tahtasını Tınlatan
Gitar Ustası 
Kemanın Ses Tahtasını Tınlatan Keman Ustası

Bağlamada Ses Tahtasının Tınlatılması

 Genel prensip olarak ses tahtasında kullanılacak ağaç çeyrek kesim denen yöntemle biçilir ve hemen hemen bütün çalgılarda böyle kullanılır. Ancak bağlamada göğüs tahtası bunun tersine yatık açılı (ort.60 derece) biçilmiş tahtalardan seçile gelmiştir. Lifleri dik gelecek biçimde biçilmiş ağaçların gerektiği kadar yanal eğim almadığı, göğsün takılmasından önce yapılan ısıtılarak eğme işlemi esnasında kırılabildiği ve nihayetinde takılsa bile donuk ses verdiği görülür. Bu tür tahtaların sertliklerine aldanarak asla çökmeyecekleri düşünülmemelidir. Bağlama ile yukarıda belirtilen diğer çalgıların bu anlamda farklılaşmasının temel sebebi ses tahtalarının çalışma prensiplerinden kaynaklanmaktadır. Bilindiği gibi bağlamada teller göğüs üzerine orta eşik yardımıyla basar ve teller tınladığında göğüs tahtası bir dizi yaylanma hareketi yapar. Dik lif açısı bu yaylanmayı engellemektedir. Oysa gitar, ud gibi çalgılarda teller orta eşiğe bağlanır ve bu eşik vasıtasıyla ses tahtasına asılırlar. Dolayısıyla iki uygulama arsındaki temel fark basma ve asılma hareketlerinden kaynaklanır.



 

 
 

 
 
 

sazadair © 2006

tasarım:enisali