Bağlamada Akustik Elemanlar Yazdır E-posta

 Göğüs -Tekne Formu İlişkisi
Bağlamada ses unsurunun özüne vakıf olabilmiş lütiyeler ve icracılar, tekne ağacının yanısıra tekne formunun da sesin şekillenmesinde rolü olduğunu farketmişlerdir. Hatta bunların bir çoğu tekne formunun tekne ağacından bu anlamda daha önemli olduğunu düşünür. Bu noktada değerli lütiye Musa Yenilmez'in aktardığı bir anekdotun faydalı olacağını düşünüyorum.
“Beni bağlama yapımına özendiren ve başlatan Coşkun ( Güla ) Hoca'dır. O dönemde ağırlıklı olarak oyma tekne çalıştığımızdan elimizdeki tekneler çoğunlukla birbirlerinden çok farklı formlarda oluyordu. Kullanacağım teknelere ne tip göğüs tahtası takacağım konusunda kendisine danışırdım. Kendisi de bana ‘bu tekneye şöyle bir tahta tak, tekne ağzına şöyle bir eğim ver, taktıktan sonra göğsü şu kadar incelt' gibi tavsiyelerde bulunurdu. Bir gün şimdi ikisi de rahmetli olan Yusuf Yeniay ve Hüseyin Koluman ( Tavşancı ) atölyeme geldiler. Yusuf Usta sezgileri çok güçlü, çok iyi bir usta idi. Kendisine laf arasında bir tekne göstererek ‘bu tekneye nasıl bir göğüs tahtası takmak lazım' diye sordum. Kendiside bana son derece içtenlikle ‘vallahi ben hep kendi oyduğum teknelerde ( formlarda ) başarılı olabiliyorum, bu tekne benim kullandığım forma hiç benzemiyor, onun için bir şey söyleyemem' dedi.”

Bağlama yapımında özellikle ses açısından başarılı olmuş ve hafızalara yerleşmiş lütiyelere bakıldığında bu kişilerin kendilerine has bir tekne bir formu yaratmış oldukları görülür. Ankara'da Yusuf Yeniay, Halil Yeniay, Haydar Babür, Yaşar Külekçi, Sezai Yeşilova, Hüseyin Koluman, Kastamonu'da Tekeli Kardeşler bunların başında gelmektedir. Bu yapımcılar aynı zamanda bağlama yapımında ustalara has üslupların olduğu dönemin lütiyeleridir. Bilinçli lütiyeler formun standartlaştırılması yoluyla sesin yaratılmasında rol oynayan değişkenlerden bir kısmının sabitlenebileceği kanaatine varıp hep kendi özel formlarını üretmişlerdir.

Hangi lütiyenin ne şekilde göğüs taktığını tam olarak bilebilmek mümkün değildir. Çünkü bu anlamda hangi çalgının yapımcısı olursa olsun lütiyeler çok evrensel bir refleks göstererek sanatlarının inceliklerini ve sırlarını kolay kolay açığa vurmak istemezler. Her ses tahtasının zaten kendisine doğanın yüklediği bir ses rengi veya karakteri vardır. Lütiye bunun üzerine bir şeyler koymaya çalışır. Tabi yanlış uygulamalar bir şey koymanın ötesinde bu potansiyelden bir şeyler eksiltir. Birtakım çok genel teknikler uygulanarak tahtanın ve teknenin dezavantajları telafi edilme yoluna gidilebilinir. Birkaç örnek vermek gerekirse;

 -Sert tahtalara fazla yanal eğim verilmez ve bu tip tahtalar ince takılırlar., çünkü zaten mukavemetleri yerindedir.

-Yumuşak tahtalara biraz fazla yanal eğim verildiğinde , yumuşaklığın verdiği fazla bas karakter tize doğru çevrilmiş olur. Yumuşak tahtaların çok inceltilmesi doğru değildir. Bu zaten az olan mukavemeti azaltır ve zaten açık olan basları daha da açar ki bu da tonun boğuklaşmasına ve seslerin daha az ayrışmasına sebep olur. -Göğüs tahtasının kalın bırakılması genel tonda tizleşmeye, ince bırakılması da baslaşmaya yol açar.

-Geniş ağızlı tekneler için sert tahtalar, dar ağızlılar için yumuşak tahtalar iyi sonuç verir.

-Ardıç, kestane ve benzeri yumuşak ağaçlar için sert tahtalar kullanılmalı böylece tekne ağacının bas ve biraz da kof olan rengi tizleştirilmelidir. Eğer mutlaka bu ağaçlar kullanılacaksa, dar ağızlı ve dar sırtlı, küçük boy tekneler kullanılmalıdır. Hatta bu tip yumuşak ağaçlara polyester gibi sert cilalar kullanılmalıdır. -Wengi gibi sert ağaçlardan yapılmış tekneler için yumuşak tahtalar kullanılmalıdır. Göğüs tahtasının kalınlığı ne olmalıdır? Açıkçası bağlamada göğüs, takıldıktan sonra inceltildiğinden tahtanın hangi kısmının hangi yapım evresinde kaç mm. olduğunu herhangi bir kumpas ile ölçemiyoruz. Kemanda ses tahtası neredeyse son haline kadar inceltilir ve öyle takılır. Daha sonra ancak ince bir zımparalama işlemi yapılır. Aslında bağlama yapımcıları da bu şekilde çalışabilirler, ancak bağlamada ‘eşik payı' denilen sap ile göğüs arasındaki açının gerekliliği zaman zaman dikkatsiz çalışan lütiyelerin göğsü ekseriyetle fazla inceltmelerine veya bazen de çok kalın bırakmalarına sebep olmaktadır. Dolayısıyla bağlamanın göğüs kalınlığının anlaşılması daha çok tahtanın kenar kesitlerinden takip edilerek ve göğüs ortasına ‘parmakla çökme' yöntemi ile yapılmaktadır. Şu tüm çalgı yapımcılarınca kabul edilir ki ses tahtasının inceltilmesi yöntemiyle ses elde etmek makbul bir yöntem değildir. Asıl marifet makul kalınlıktaki tahtadan ses elde edebilmektir.

  


 

 
 

 
 
 

sazadair © 2006

tasarım:enisali