Göğüs Takma Tekniği Yazdır E-posta

Doğrusal bombe ise bu kadar pratik olmayıp şöyle elde edilir; Yanak genişlikleri ve uzunlukları hesaplanarak tahtanın konumu sabitlenir. Bu konumdayken tahtanın c ve d noktaları tahta yanal olarak eğildiği için seviye olarak e noktasından aşağıdadır. Dolayısıyla göğüs tahtasının c ve d noktalarına denk gelen kısımları tekne ağzına bastığında, e yukarıda kalır ve ön açıklık diye tabir edeceğimiz bir açıklık meydana gelir. Birçok lütiye bu açıklığı, tahtayı kasar diye kaybetmekte, yani tekne üzerinde c ve d'nin altını rende veya zımpara ile indirmektedir. Bu tahtanın tamamıyla tekne ağzına yığılmasına sebep olur. Bunun sonucu olarak göğüs eşiğin bastığı noktada yaylanma hareketini yapamaz ve diri olmayan bir ses çıkar. Halbuki bağlamanın özelliği, göğüs tahtasının yaylanma hareketini yapmasıdır. Bunu şu şekilde daha basite indirgeyerek izah edebiliriz;

 

Dört nokta arasında gerilmiş bir ağ üzerinde(göğüs tahtası) zıplayan bir akrobat (teller ve eşik) düşünelim. Akrobat aşağıdaki hangi durumda daha rahat ve yükseğe yaylanarak zıplayabilir?

1-Ağ çökmeksizin, düz konumda akrobatı taşıyabilecek kadar gerildiğinde.

2-Ağ dört noktadan, akrobatı taşıyacağından daha fazla gerildiğinde.

Şüphesiz ancak ikincide.

 Özetle, göğüs tahtasına vurduğunuzda da cevap alabilmeniz için tahtaya gerilim yüklemeniz (yani doğru yönde kasmanız ) gerekir. Ancak aynı kalastan biçilmiş göğüs tahtaları dahi farklı olduğundan kasmanın her tahta için ayrı bir ölçüsü vardır. Aşırı kasılan göğüs tahtaları fazla tiz ve kısık tınlar.

 

İşte bu yüzden c,d ve e arasındaki ön açıklık akustik anlamda hayatidir. Ön açıklık için bir miktar vermek gerekirse, bunun 1,5-2 mm arasında olması gerektiği söylenebilir. Küçük boylarda bu miktar 1,5 mm civarında, çöğür, divan gibi büyük boyutlarda ise ise 3 mm civarında olabilir.

 

Ön açıklığı ayarlamanın yöntemi şöyledir;

Açıklık fazla ise teknede c ve d noktaları rende veya zımpara ili indirilir,

Açıklık az ise

1- teknedeki c,d ve e arasındaki üçgen gene rende veya zımpara ile c ve d'nin seviyesine hiç dokunulmadan e'ye doğru indirilir yani c ve d yükseltilmiş olur. (Sapın takılı olup olmaması burada önemlidir. Eğer sap takılı iken bu işlem yapılırsa göğüs tahtası bu bölgede hedeflenenden daha kalın kalır. Sap takılı değilse böyle bir sorun çıkmaz) Veya,

2- Tekne ağızının arka kısmında (I numaralı bölge) a ve b'yi birleştiren yayın inici eğimi artırılır ve göğüs tahtası bu eğime uydurulmak üzere yanal olarak biraz daha ısıtılarak eğilir. Bu ön açıklığı arttırır.

Yukarıda açıkladığımız durumlardan başka nadirde olsa karşılaşabileceğimiz bir durum vardır. Bu durumda göğüs tahtası kuruma esnasında zaten doğrusal bir yay oluşturacak şekilde çalışmıştır. Mastar doğrusal olarak bu tahtaya konulduğunda (altta) 3-4 mm tepe noktasına sahip bir yay görülür. Bu durumda eğer pay varsa yayı azaltacak şekilde tahtanın alt uçları rendelenerek inceltilmeli, eğer bu mümkün değilse (yani tahta zaten ince ise) tahta ön açıklık elde edilmeden ve kanca ile arkadan kastırılmadan takılmalıdır. Hatta bu durumda arka iki kancayı kuyruk yerine, tekne çeperinin iç kısmından, göğse aşağı doğru basacak şekilde takmak dahi mümkündür.

 

İstenilen açıklık elde edildikten sonra tahta tam tekne üzerindeki yerine oturtulur ve e ucundan basılır ve bırakılır. Bu halde tahtanın c ve d noktalarına basarak (bir tahterevalli gibi) sallandığı görülür. e'ye tam basıldığında tahta diğer uçtan 3-4 mm civarında kalkar. Bu aralıktan e'ye doğru bakıldığında ışığın da yardımıyla c, d ve e arasında kalan göğüs tahtası ve teknenin birbirine değen ve değmeyen yerleri görülebilir. Amaç tam teması sağlamaktır. Ancak şu unutulmamalıdır ki tam temas e'ye bastığımızda gerçekleşmelidir.

Göğüs tahtasına yanal ve doğrusal eğim verilirken göğüs tahtasının sert veya yumuşak olması dikkate alınmalıdır. Yumuşak tahtalarda iki eğim de sert tahtalara verilenden fazla olmalıdır.

 

Tam temas sağlandıktan sonra tahta artık yapıştırılabilir hale gelir. Bağlamanın akustik işleve sahip hiçbir yerinde beyaz tutkal kullanılmamalıdır. Kullanılması gereken tutkal sıcak (boncuk) tutkaldır. Göğüs takımı esnasında kullanılacak düzenek 6-8 kanca, kancaların alttan tutturulacağı bir lastik tabla ve bir küçük boy işkencedir.

 

Şekil 7

 

Arkada, ortadaki iki kanca dışında tüm kancalar tekne ağzının en fazla 1mm yakınından göğse basmalıdır. Bu iki kanca yapıştırma esnasında 'daha iyi titreşim' aramak için kullanılır ve göğse tekne çeperinin gerisinde bir yerden, kuyruk üzerinden basar. Sıcak tutkalın donmaya başlayacağı birkaç dakika iyi değerlendirilmeli ve bu esnada göğse parmak ile vurularak ses ve titreşim dinlenmeli, arka iki kancanın konumu değiştirilerek daha iyisi bulunmaya çalışılmalıdır.

 

Sıcak tutkal minimum 2 saatte kemikleşir. Yanaklar istenirse göğüsle birlikte, istenirse daha sonra takılabilir. Ancak özellikle yumuşak tahta kullanıldığında yanaklarında aynı anda takılması iyi olur. Tutkal tam olarak kuruduktan sonra kuyruk ve diğer çıkıntılar kesilir ve göğüs üstten rende ile inceltilir. Kalınlık ayarı göğsün kenarlarının kalınlığı esas alınarak ve orta kısmın direnci el ile kontrol edilerek yapılır. Kalınlığın kesin bir ölçüsü de yoktur. Ancak ağacın yumuşaklığı, teknenin boyu, teknenin ağız genişliği dikkate alınmalıdır. Kalınlık, tahtanın yumuşaklığı ile ters, tekne boyu ve ağız genişliği ile doğru orantılıdır. Örneğin tanbura boyutunda arka 5 mm, ön 4 mm idealdir. Bu boyutta tahtanın hiçbir yerinde 3,5 mm'nin altına inilmemelidir. İnce tahta volümü artırır fakat tonu boş ve kof hale getirir.

 

Bağlamanın akustik performansını etkileyen önemli bir unsur da tellerin göğüs tahtasına yaptığı baskı miktarıdır. Bir tahta akustik açıdan ne kadar iyi olursa olsun ve ne kadar iyi takılırsa takılsın, tellerin orta eşik ile uyguladığı baskı yeterli değil veya fazla ise iyi performans veremez. Bu durum sapın takılma açısı ile ilgili olup, sap normalden az açı ile takıldığında 'sap önde', fazla açı ile takıldığında ise 'sap arkada' diye adlandırılır. Birinci durumda tel yüksekliği artma, orta eşik alçalma, İkinci durumda ise tel yüksekliği azalma,orta eşik yükselme eğilimindedir. 'Sap atması' diye tarif edilen kusur sapın öne doğru esnemesi anlamına geleceğinden tellerin ve eşiğin göğüs tahtasına daha az basmasına sebep olur. Nadir görülse de bir sap geriye doğru çalışabilir, bu durumda da teller fazla basar. Söz konusu açı derece cinsinden ifade edilebilmekle birlikte, lütiyeler tarafından mastar ile ayarlanır. Bu açının kontrol şekli aşağıdaki gibidir. Açıklığın küçük, orta, büyük boylarda sırasıyla 2-3 mm civarında olması beklenir. Abdal ve divanda 4-5 mm'ye çıkılabilir.

 


Şekil 8

 



 

 
 

 
 
 

sazadair © 2006

tasarım:enisali