Ankiranın Ustaları Yazdır E-posta

   

ANKİRA'nın USTALARI 

 Özay Önal

Ankara, doğunun gıpta ettiği, batının, özellikle de İstanbul'un hakir gördüğü, büyük ölçüde başkent olmanın itmesiyle gelişmiş bir şehirdir. Hani “güzel değil mi?” sorusuna çok emince “evet” diyemiyor isek “sevimli” diye geçiştiririz ya, Ankara için de “güzel” diyemeyenler “düzenli bir şehir” deyip, geçiştirirler. Ankara, seksen yıl öncesinin bir bozkır kasabasıdır ve bugün de bu atmosferini az çok korur.

Bağlama Anadolu'nun sınırları dışında da birçok benzeriyle vardır, ama esasen Anadolu'ya , özellikle de Orta Anadolu'ya aittir. Orta Anadolu'da saz dedim mi söz biter. Buralar sazın kendisini bulduğu, saz icrasının yerel icracılarda dahi virtüözite düzeyine ulaştığı, nice efsane icracının yetiştiği yerlerdir. Ankara'sı ayrı, Konya'sı ayrı, Kayseri'si ayrı, Yozgat'ı ayrı, Kırşehir'i apayrıdır.

Eski Ankara'nın ticaret merkezi bir zamanlar Taşhan, yani şimdiki Ulus idi. Çıkrıkçılar Yokuşu (Saraçlar), Samanpazarı, Ulucanlar Caddesi, Hamamönü ve Bentderesi de bu civarda bulunan yerler olarak hem ticaret hem de yerleşim açısından önemliydiler. İşte çalgı yapanlar ve satanlar da doğal olarak bu civarlarda iş yerleri açmaya başladılar. Daha sonraları Radyoevinin de açılmasıyla şehrin bu kısmı bağlama atölyeleri ve mağazaları için bir merkez oldu.

Bugün hayatta olan kaynak kişilerin hafızaları bizleri en çok 1930'lara kadar götürebiliyor. Ancak çok iyi biliyoruz ki bağlamanın tarihi Anadolu'da çok çok daha eskilere dayanıyor. Öyle ki bağlamaya çok benzeyen çalgıları, M.Ö.2000-1200 yılları arasında İç Anadolu'da hüküm süren Hititler'e ait duvar kabartmalarında görüyoruz. Bu gelenek, tarih içinde Ankara'dan çok daha önemli konuma sahip olmuş şehirlerde de görülüyor. Örneğin Evliya Çelebi, Seyahatname'de  Çöğür denilen , bugün daha çok Abdal Sazı diye adlandırdığımız sazın 14.yy.'da Kütahya'da icat edildiğini ve bu yörede sevilen bir saz olduğunu belirtir. Çöğür, özellikle Yeniçeri Ocağında çok çalınan bir sazdı. Çöğür'ün aynı zamanda Bursada da yaygın olduğu ve özellikle buraya has kestane ağacının da bu çalgının yapımında iyi netice verdiği bir rivayettir.

 Kastamonulu. Asım- Kazım Kardeşler, Mehmet Ali Gürpınar, Kastamonu'lu olmasa da buradan çok etkilenen Sezai Yeşilova Ankara'nın en önemli ustalarındandır. Kayseri Konya, Malatya ve Kahramanmaraşda da bu gelenek vardır. Halk Müziği ve Sanat Müziği arasında bir ayrım yapılmadığı dönemlerde özelikle Konya'da ve Kayseri'de bağlama, tambur, ud ve kanunlar hep aynı ustaların elinden çıkardı. Çember saz deyimi de Konya ve Kayseri kökenlidir. Ankara'ya da çember sazlar buralardan gelirdi. Malatya, Urfa ve Kahramanmaraş dolaylarındaki gelenek biraz daha farklı olup, buralarda “balta saz” adı verilen teknesi köşeli, sivri ve üçgen prizma görünümlü oyma bağlamalar üretilirdi. Örneğin e Aziz Çekirge Urfa'da bu tür sazlar yapmış bir ustadır.

 Yukarıda adını andığımız bölgelerin sazlarına dair bazı özelliklere kısaca değinmek yerinde olur. Büyüklük , tekne formu gibi kıstaslar açısından bakıldığında bu yörelerin sazları birtakım farklılıklar gösterirler. Örneğin Ankara'nın Seğmenleri , ayakta da çaldıkları için, hep küçük oyma bağlamalar tercih ederlerdi. Bugün elimizdeki resimlerde bunu doğrulamakta.
Ata'yı karşılayan Seymenler ve Ankara Sazı

 



 

 
 

 
 
 

sazadair © 2006

tasarım:enisali