Ankiranın Ustaları Yazdır E-posta
 

Yumurta kabuğu kadar ince tekneler: Sezai Yeşilova

Çankırı Eskipazar'lı Sezai Yeşilova denince akla gelen ilk şey hiç şüphesiz çok büyük ustalıkla oyulmuş teknelerdir. Kendine has formda çok iyi tekneler oyan Yeşilova'yı neyazık ki 2005 yılında yitirdik. Yeşilova, belki hiçbir ustaya nasip olmayan gizli bir ünün de sahibidir. Kendisi Özay Gönlüm'ün “Yaren” adlı sazının da ustasıdır aynı zamanda. Ancak Yaren'in bitirilmesinde başka ustaların da emeklerinin olduğu söylenir. Hatta Yaren'in daha sonraları bir iki benzerini daha yapmıştır. Sezai Usta'nın en önemli özellikleri arasında yıllardan beri bağlama yapımına giren tüm teknolojik gelişmeleri reddederek eski usul çalışması gelmektedir. Usta,  kendi özel tezgahında daima oturarak çalışmış, burguları elde yapmış, burgu deliklerini elektiriksiz el matkabı ile delmiştir. Sezai Usta'nın kalem gibi ince sapları ve neredeyse yumurta kabuğu kalınlığında oyduğu tekneleri ünlüdür.

 

 

Sezai Yeşilova ve kullandığı arma

 Hem sağlak, hem solak çalabilen ve çalışabilen bir usta Yaşar Külekçi 

 Ankara'nın efsane bağlama ustalarındandır. Önceleri Maraş'da ‘Yanık Ses Saz Atölyesi' adıyla bir atölyesi bulunan Külekçi, 1959'da Ankara'ya gelmiş ve 1972'ye kadar burada çalışmıştır. 1972'de İsveç'e bir gitar tamir fabrikasında çalışmak üzere gitmiş ve oradan emekli olduktan sonra memleketi Kahramanmaraş'a yerleşmiştir. Külekçi'nin yurtdışına gidişi ilginç bir tesadüf sonucu gerçekleşmiştir. Kardeşi İsveç'de otobüs şoförlüğü yapmaktadır. Bir gün Külekçi'nin yapımı olan sazını tel taktırmak için bir gitar tamir fabrikasına götürür. Fabrikanın sahibi bu yeni gördükleri çalgıdan çok etkilenir ve ‘bunun ustasını buraya işçi olarak çağırsak gelir mi?' diye sorar. Külekçi teklifi kabul eder ve gider. İşçiliği ve alet kullanma yeteneği üst düzeyde olan Külekçi, sağ ve sol elini ustalıkla kullanır, hatta aynı ustalıkla hem sağlak hem de solak saz çalabilirdi. Külekçi, ağırlıklı olarak kendisine has tekne formuyla oyma sazlar yapmıştır. Aşağıda bir Yaşar Külekçi sazı görülmektedir.

Yaşar Külekçi
Rasim Gözübüyük koleksiyonondan Yaşar Külekçi yapımı bir bağlama

KAPLUMBAĞA KABUĞUNDAN TEKNE 

Tavşancı” lakaplı Hüseyin Koluman uzun yıllar Bentderesi civarında taksi şoförlüğü yapmıştı. Etrafında girişimci ve şakacı kişiliği ile tanınan Usta'ya ‘Tavşancı' lakabını takan ortağı Yusuf Atasoy'dur. Bu olayın hikayesi şöyledir. O dönemde Hüseyin Koluman ve Yusuf Atasoy ortak çalışmaktadır. Hüseyin Koluman çevresindeki dostlarına çok şaka yapan , bazen de şakalarıyla onları bezdiren biridir. Çevresindekiler de fırsatını buldukları zaman ondan intikam alırlar. İşte bir gün, Yusuf Atasoy ile Hüseyin Koluman Bentderesi'nde bir kahvede otururken, Yusuf Usta bir tavşan satıcısı görur ve Hüseyin Koluman'a sezdirmeden satıcının yanına gidip, Koluman'ı işaret ederek “Şu adam, tavşan satın almak istiyor, bir git bakalım yanına” diyerek satıcıyı yanına gönderir. Tavşan satıcısı da olanlardan bi'haber, kağıt oynamakta olan Koluman'ın yanına gidip, “Abi tavşan istiyormuşsun ” der. Bilindiği üzere tavşan, Alevi inancında pek makbul bir hayvan değildir. Koluman çok sinirlenir ve tavşan satıcısını hırpalar. Fakat bir iki dakika geçmeden olayın aslı anlaşılır. Çok pişman olmuştur ama olan da olmuştur. Hemen olayın asıl sorumlusunu yakalamak üzere atölyeye koşar ancak Yusuf Atasoy olanları tahmin etmiş ve çoktan dükkanı kilitleyip kaçmıştır.

 

Hüseyin Koluman'a ait kartvizit.
                                      (Haydar Babür arşivinden alınmıştır)

 



 

 
 

 
 
 

sazadair © 2006

tasarım:enisali