GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK LÜTİYELERİ Yazdır E-posta
  

Süleyman Suat Sezgin (1910-?)  

Akşehir'de doğmuştur. Eskişehir" e yerleşerek 18 yaşında ud çalmaya başlamış ve 1950 yılında Mersinli Kemal ustadan çalgı yapımcılığım öğrenmiştir.Bağlama ve mandolin tipi çalgılar yapmıştır. Daha sonra; "Ahenk" adım verdiği Cümbüş tipi (fakat ağaçtan) çalgılar da yapmış ise de bu çalgılar yaygınlık bulmamıştır. Ahenk çalgısının tanıtımı hakkında Darülelhan' a yazdığı yazıya aldığı cevapta belirtilen birkaç husus dikkat çekicidir. Darülelhan Müdürlüğü "AHENK" tarafımızdan tetkik edilerek alaturkada bütün makamatı muhtevi ve kullanmağa elverişli olduğu anlaşılmıştır. Genç ve kudretli sanatkarlarımızdan Süleyman Suad bey tarafından icad edilen bu yeni musiki alatı mevcut çalgıların en ahenklisi ve en çok duygu ve ihtizaz yaratanıdır. En tatlı ve en çok kalbe dokunan seslerin ağaçtan mamul musiki alatlarında oldugunu göz önünde bulunduran san'atkar Ahengi ağaçtan yapmış olmakla beraber vücuda getirdiği yenilikler ve hususiyetler sayesinde bu zarif alette bir de çok müessir madeni ses çıldırmağa muvaffak olmuştur. Daha ilk yapılarım gördüğümüz bu çalgının atide büyük mevki si olacağım beyan eder ve bu muvaffakiyetinden dolayı genç sanlatkarı tebrik ederim. 141121 932 Darülelhan Müdür ve Müessisi Halim HİLMi

 

Mithat Arman (1910 -1987)

Selanik'te doğmuştur. 5 yaşında iken ailece Samsun'a göç etmiştir. Babası Osmanlı ordusu paşalarmdandır. Küçük yaşlarda keman çalmaya heves etmiş ve keman öğrendikten sonra da keman yapımma yönelerek onda da başarılı olmuş ve Samsun' da bir atölye açmıştır. 1936 yılında Ankara'da açılan "Cumhuriyet S ergisi" ne yaptığı kemanlarla katılarak büyük ilgi toplamıştır. Hatta eserleriyle Atatürk'ün de dikkatim çekerek bir madalya ile ödüllendirilmiştir. Aynı yıl Ankara Devlet Konservatuarılnda Alınan Lütiye Heinz Sohafrat yönetiminde kurulan çalgı yapım atölyesine asistan olarak kabul edilmiş ve bu hoca yaranda 3 yıl çalıştıktan sonra 2. Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine hocanın Almanya'ya dönüşünden sonra aynı atölyenin şefi olmuştur. Daha sonra aynı atölye konservatuarın yapım bölümü haline getirilmiştir. Bu bölümün ilk mezunlarından olan Bahri Yakut ve İbrahim Sakarya M. Arman' m yanında asistan olmuşlardır. Bir çok lütiye yetiştiren M. Arman'ın, bugün İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Enstrüman Yapım Bölümü Başkanı lütiye Cafer Açın da öğrencisidir. Nevmiye hanımla evlenen Arman'ın Şimşek adlı bir oğlu ve Yıldız adlı bir kızı vardır. Ankara'da vefat etmiş ve Samsun'da toprağa verilmiştir. 

Sadık Büyükçağlar (1911-1992)  

Kırım'da doğmuştur. 9 yaşında iken ailece Türkiye'ye göç etmiştir. Henüz 13 yaşlarında iken İstanbul'daki zamanın çalgı yapım ustalarından lütiyeliği öğrenmeye başlamıştır. Ayrıca bu yıllarda bazı musiki cemiyetlerine devam etmiştir. 1939 yılından 1980 yılma kadar ut, cümbüş, bağlama tipi çalgılar, mandolin ve darbuka ile çeşitli çalgıların muhafaza kabı, tel ve akort vidası gibi eksesuarlar ile plastik flüt de imal etmiştir. Ayrıca yurt içinde imal edilmeyen çeşitli çalgıların ithalini de yapmıştır.Ud ve cümbüş çalmıştır. İstanbul'da vefat etmiştir.

Dikran Nişan (1911-1999) 

Diyarbakır Egil kazasında doğmuştur. Ermeni asıllıdır. Henüz 12 yaşlarında iken Diyarbakırlı Maybali adında bir Ermeni ustadan ağaç torna da zuma, çeşitli kavallar, dilli düdük, dilsiz düdük (çığırtma), mey yapımım öğrenmeye başlamış ve sonradan ustalaşmıştır. Yaptığı çalgıları motorsuz "Çırık" denen el tornası ile yapar. Kendisi ile konuştuğum 1968 yılında, o zamana kadar 40 bin kadar çalgı yaptığım söylemiştir. Yaşlılık nedeniyle 1973 yılında çalışmayı bırakarak İstanbul'daki Surphaç Ermeni Lisesi müdürü oğlu Hayik Nişan'ın yanına dönmüştür. 

Prof. Emin Cenkmen (1911-1993) 

İstanbul'da Kadıköyü'nde doğdu. Kadıköy İtalyan Lisesi'ni bitirdi. 1934 yılında Fazilet Cenkmen ile evlendi ve Atilla (1934) adında bir oğlu oldu. Esinden ayrıldıktan sonra 1940 yılında Roma'ya müzik tahsiline gidip orada iki yıllık eğitimden sonra oradan Paris'e giderek Schola Cantorum'un şan bölümÜnden müzik profesörü olarak mezun oldu (1948) Paris'te bir müddet şan hocalığı yapmış ve İsviçre'li Cecile hanımla evlendikten sonra İstanbula döndü. Bu ikinci evliliğinden de Metin (1957) adında bir oğlu oldu. 1947-1948 yılları arasmda, 15 günde bir yayınlanan "Musiki Ansiklopedisi" adında bir dergiyi 22 sayı yayınladı. Bu arada yurt dışından nefesli saz ithalatçılığı yaptı ve o sıralar ithal kısıtlaması karşısında 1952 yılında İtalya'dan bir usta getirterek "Sol ve si bemol klarnet" imaline başladı. Bu imalatı 1987 yılma kadar devam etti. Yılda 200-250 kadar klarnet imal etmiştir. 1944-1949 yılları arasında İstanbul'daki çeşitli gazetelerde müzik makaleleri yayınlamıştır. 1945 mayısında İst. Şehir Tiyatrosu Dram bölümünde "Köroglu" Operası 1946'da Ses Opereti'nde "Adalı Kız" ve"Yosma" operetleri temsil edilmiştir. Bazı tiyatro temsillerinde de rol almıştır. 1947 yılında "Osmanlı Sarayı ve Kıyafetleri" isimli bir kitabı yayınlanmıştır. Piyano, gitar ve Ud çalardı. İstanbul' da vefat etmiştir. 

Haldun Menemencioğlu (1912 -1972)

Üsküdar'da doğmuş ve gençliği Kadıköy Acıbadem'de geçmiştir. Hocasız olarak 7 yaşında keman çalmakla musikiye başlamış ve 13-14 yıl keman çaldıktan sonra bir gün Kemal Niyazi Seyhun'u dinledikten sonra kemençeye heves ederek yine hocasız olarak vefatından bir yıl öncesine kadar kemence çalmıştır. Yüksek Ticaret Mektebi'nden mezun olduktan sonra 14 yıl bankacılık ve sonra da özel muhasebecilik yapmıştır. 1937 yılında Ankara Radyosu'na girip burada iki yıldan fazla kemence sanatkarı olarak çalışmıştır. İstanbul Radyosu'nda Haluk Recai adı ile (1950-1972) arasında çalışarak emekli olmuştur. Kemence icrakarlığı yarımda bestekarlıkla ve lütiyelikle de uğraşmış kemence ve tanbur yapımında ün kazanmıştır. İstanbul'da vefat etmiştir.

 



 

 
 

 
 
 

sazadair © 2006

tasarım:enisali