İcracıya Öneriler

BAĞLAMA İCRACISINA ÖNERİLER 

                          Özay Önal

Bir çalgı yapımcısının yaptığı çalgıyı çalabilmesi, o çalgıyı test edebilmesi açısından çok önemlidir. Ancak, ne yazık ki bu niteliğe sahip olmayan ustaların sayısı az değildir. Her yapımcı,  ustasından aldığı bilgiler kadar icracılardan da bir şeyler öğrenir. İyi icracılar yapımcıları yönlendirerek, hep daha nitelikli çalgıların üretilmesini sağlamışlardır. Bir icracı için çalgısını iyi çalabilmek ne kadar önemliyse, onu tanıması ve dilinden anlaması da o kadar önemlidir.  Bağlamanın, hala gelişim ve değişim evresinde olan bir halk çalgısı olarak  henüz tam çözümlenmemiş sorunları olduğunu kabul etmek gerekir. Bağlama hakkında yazılmış , metotlar hariç, iyi yada kötü ayrımı yapmaksızın birkaç kaynak dahi saymak neredeyse mümkün değildir. Mevcut bağlama metotları bağlamayı tanıtmak açısından son derece yetersiz, hatta ciddi yanlışlarla doludur. Bağlama yapımıyla ilgili ciddi bir kaynak bulabilmek ancak hayaldir. Oysaki gelişmiş batı çalgıları için raflar dolusu kitaba ulaşmak mümkündür.  İşte tüm bu sebeplerden dolayı, bağlama icracısının karşılaştığı bir çok sorun vardır. İcracı bu sorunların bazılarını yapımcıya çözdürebilirken , diğer bazı sorunların çözümünde yapımcıların dahi yetersiz kaldığı görülebilir. İşte nedenle, bağlamanın kullanımı, bakımı ve bazı kısımlarına dair bir takım bilgiler vermeyi ve önerilerde bulunmayı amaçlıyorum.

 BURGULAR

  Burguların yer aldığı kısım kırma olarak adlandırılır. Kırmanın sap ile geriye doğru bir açı yapması gereklidir. Bu açı tellerin üst eşiğe basmasını sağlar ve böylece teller yuvalarından atmaz.

Günümüz icracıları burgular açısından eskiye nazaran çok şanslıdırlar, çünkü bu gün çok güzel ağaçlardan torna makinelerinde üretilen burgulara karşılık, eskiden elde eğe ve zımpara yardımıyla yapılan iptidai burgular kullanılırdı. Burguların temel nitelikleri ne olmalıdır? Burgu ağacının sert ve homojen yapıda ve  olması gerekir. Bu niteliklere uyan ağaçların başında abanoz, pelesenk ve bubinga (daha çok ‘gül ağacı' olarak bilinir) gelmektedir. Yerli ağaçlardan erik ve şimşir de de iyi birer burgu malzemesidir.

Rayba (T şeklindeki alet), burgu kalemtraşı, çeşitli ağaçlardan burgular ve burgu ruju

 

Bağlamada kullanılan burgu sistemi sıkma burgu denilen sistemdir ki yüzyıllardır kemanda, Latin gitarlarında ve başka birçok halk çalgısında kullanılagelmiştir. Bu sistemin mantığında konik burgu ucunun aynı koniklikte açılmış olan burgu deliğine girip sıkıştırılması ve sürtünme yaratarak dönmesi yatar. Eğer burgu veya gireceği delik konik değilse, tel germe işlemi esnasında burgunun getirilen son konumda kalmayıp geri attığı görülür. Ancak burgu ve delikte koniklik problemi olmasa dahi akort bırakma durumu yaşanabilir. Bunun önemli bir sebebi burgunun ve deliğin koniklik oranlarının birbirine uymaması olabilir. Bu durumda, deliklerin bir rayba (konik matkap ucu) yardımıyla düzeltilmesi ve burguların özel bir kalemtıraş ile uygun konikliğe tıraşlanması gereklidir.

  Burgular ile ilgili diğer sık karşılaşılan bir sorun da çevrilirken çıkardıklar "gıcırtı" sesidir. Bu, burgularun atlayarak dönmelerine sebep olduğundan akordu çok zorlaştırır. Yapılacak şey gıcırdayan burguya çok az talk pudrası sürmektir. Ayrıca keman burguları için kullanılan burgu rujları da bağlama için kullanılabilir. Bu ruj, burguların alt kısımlarına sürülerek daha ağır dönmelerini sağlar ve akorttaki ufak bozulmaları önler.

 

TELLER

 Bağlama, metal tel kullanılan bir çalgıdır ve diğer çalgılarla kıyaslandığında bu teller oldukça incedir. Bu, kolay kopma riskinin yanısıra, sıcaklık değişiminden daha kolay etkilenme ve erken eskime gibi bir takım sorunları beraberinde getirir. Bir telin kaliteli olup olmadığını nasıl anlarız? Tel bir ucundan tutulmak suretiyle aşağı sallandırılır. Eğer telde kıvrımlar ve bukleler oluşuyorsa çelik oranı az demektir, dolayısıyla tel kalitesizdir. İyi tel, bu pozisyonda tutulduğunda geniş dalgalar yapmalıdır. Takıldıktan sonra telin diri ve parlak tınlayıp tınlamadığı test edilmelidir. Özellikle bazı kalitesiz teller gerildikçe icracıya lastiğimsi bir his verirler. Ayrıca telin yüzeyinin pürüzsüz olması gereklidir. 

Keman, piyano, gitar, mandolin gibi birçok çalgıda sırma tel kullanılmaktadır. Ne yazık ki bağlamada kullandığımız sırma tellerin kalitesi bu çalgılarda kullanılanlardan çok düşüktür. Bunun temel sebebi batı çalgıları için üretilen sırma tellerin bağlama için sert kalması, dolayısıyla bağlama için ilkel teknikler kullanılarak sırma tel üretilmesidir. Sırma tel, normal bir çelik telin üzerine başka bir telin sarılmasıyla elde edilir. Ancak çelik telin üzerine sarılan telin  hiç oynamadan kalabilmesi önemlidir. Üreticiler bunu sağlamakta zorlandıkları için sarımda ipek katkı kullanmaktadırlar. Bu şekilde sarılan teller ‘ipekli sırma' olarak adlandırılır. İpekli sırmalar mat tınladıkları için, bağlamanın gevrek ses karakterine uymazlar, ancak buna rağmen, uzun ömürlü olduklarından büyük oranda tercih edilmektedirler. Emaye sarımlı kırmızı veya sarı sırma tellerinn ses rengi bağlamaya çok daha uygundur. Bu tür sırmalar parlak ve diri tınlar.Bir sırma tel takılmadan önce kontrol edilmeli ve sarımda herhangi bir gevşeklik olmadığına emin olunmalıdır. 0,60 ve daha kalın sırma tellerin ömrü normal çelik tellerden daha fazladır. Dolayısıyla bunlar iki seferde bir değiştirilebilirler. Yaygın bir yanlış uygulama tellerin takım halinde değil, bir yada ikisini değiştirmektir. Bu akortta probleme sebep olur.

Bam teller ile çelik teller çap farklarından dolayı uyumsuzluk gösterirler. Boş telde iken aynı sese tam olarak akortlanan aynı tel sırasındaki sırma ve çelik tel, perdeye basıldığında farklılaşır. Bu farklılaşma özellikle tiz perdelerde çok rahat algılanır ve kulakta çarpma, çatallaşma gibi bir his uyandırır. Özellikle sırma telin kalitesizliği bunu artırıcı bir unsurdur. Bu durum orta boy sazlarda çok rahatsız edici olmayabilir. Ancak Çöğür ve Divan boylarında kalın sırmalar kullanıldığından belki rahatsızlık yapabilir. Bu durumda yapılacak şey sırma tellerin köprü eşik üzerinde ortalama 1-1,5 mm kadar geriden basmasını sağlayacak bir çentik açmaktır. Diğer bir deyişle sırma telin tel boyunu 1-1,5 mm. kadar artırmak gereklidir. Bunun için özel bir köprü eşik yaptırmak gerekir.


  Mikrometre           
 HANGİ BOY BAĞLAMA  İÇİN HANGİ TELİ KULLANMALIYIZ ?
İyi yada kötü, her çalgı tek ve eşsiz olarak kabul edilir. Hiçbir yapımcı aynı çalgıdan iki tane yapamaz. Dolayısıyla bir çalgı için geçerli olanlar, özellikleri ona çok benzeyen bir diğeri için dahi aynı olmayabilir. Aynen canlılar gibi, her çalgının bir bünyesi vardır ve bu bünye bazen genel doğruları dahi kabul etmez. Özellikle tel konusu çalgıdan çalgıya farklılık arzeder.

 Müzik mağazalarında bağlama için satılan paket takım teller bulunmaktadır. Ancak bu paketler çoğunlukla tanbura ve kısa saplı bağlamalar içindir. Eğer bir divan sazı veya cura için tel almak isterseniz kolay kolay hazır paket tel bulamazsınız. Bu sebeple takacağınız telin çapını söyleyerek özel olarak almanız gerekebilir. Dolayısıyla hangi boyut için hangi tel gereklidir bir bakalım. Önerilen tel numaraları (çapları) çoğunluk tarafından kullanılan do, do# ve re tonları içindir.

Cura

Ortalama boyu 22-24 cm. arasındadır. Curanın alt tellerinde 0,16 veya 0,18 tel kullanılarak do ve do# sesleri alınabilir. Re tonu için 22 –22,5 tekne boyu ve 0,16 tel tercih edilmelidir. Tekne boyları 26-28 arasındaki büyük curalar yukarıdaki tonları çekmeyip ancak sol veya la tonlarına akortlanabilirler. Ancak bu curaları re karar çalarak do ve diyez tonlarındaki diğer sazlara eşlik etmek mümkün olabilir. Örneğin alt teli sol yapılan bu boyuttaki bir cura re karar çalındığında karar sesi do olur. Küçük yada büyük curaların hepsinde ortada 0,25 üstte 0,20 tel kullanılabilir. Bu boylardaSırma tel kullanmaya gerek yoktur.

Kısa saplı bağlamalar

Kısa saplı bağlamalar yaygın olarak 38-40 cm arası teknelere yapılmaktadır. Bu bağlamaların sap uzunluğu genellikle sap boyu=tekne boyudur. Kısa saplıbbağlamalar için satılan paket tellerdeki tel çapları alt 0,18, orta 0,28, üst 0,22 alt sırma 0,40 veya 45, üst sırma 0,50 veya 0,55 şeklinde olmalıdır. 38 ve 38,5 tekne kısa bağlamalar do# ve re tonlarını çekebilir. 40 tekne ve üstü için do ve do# civarını tercih etmek gereklidir.

Tanbura

Tanburalar genellikle 39 ile 42 tekne boyları arasında yapılmaktadır. Tanburalarda kullanılan teller; alt 0,20, orta 0,30 üst 0,22 alt sırma 0,40 veya 0,45 , üst sırma 0,50 veya 0,55 şeklindedir. Do ve do# tonları için 40-41 tekne , ve re tonu için 39-40 tekne tanburalar tercih edilmelidir. Tanburada orta sıraya sırma tel takılmak istenirse 0,70 sırma tel takılabilir. Eğer saz abdal düzeni çalınacaksa kalınlık 0,80'e kadar çıkarılabilir.


Tanbura ve kısa sap tel düzeni
Çöğür / Abdal Sazı

Çöğür'ün kısa saplı saza verilen isim olduğuna dair çok yanlış bir kullanım sözkonusudur.Tekne boyları 44-47 cm arasında olan sazlara Çöğür yada Abdal Sazı diyoruz. Bu sazlarda iki tip tel düzeni kullanmak mümkündür.

Birincisi, bağlama düzeninin divanı şeklinde olup, saz bağlama düzeninde çalınır. Kullanılacak teller; alt 2x0,28, orta 0,20 çelik ve 0,55 sırma, üst 0,30 çelik 0,80 veya 0,90 sırma. Bu teller ile bağlama düzeninde do ve do# tonları elde edilebilir. 46 ve 47 boylarda re tonu için birer numara ince tel kullanmak yerinde olur. 

İkinci kullanım  Abdal sazı şeklindedir. Kullanılacak teller; alt 2x0,22, orta 0,32 çelik ve 0,80 sırma, üst 0,25 ve 0,60 sırmadır. Bu kullanım Halk Müziğinin Orta Anadolu repertuarına hastır. Bozuk düzende alt teller la sesine akortlanıp saz re karar olarak çalınır. Bu durumda karar sesi re olmuş olur. Daha pest akortlar için teller birer numara kalınlaştırılmalıdır. 

Divan

Divanlar 48-52 cm aralığında yapılırlar.  Divanda kullanılması gereken teller alt 2x0,30, orta 0,20 çelik ve 0,60 sırma, üst 0,32 çelik ve 90 sırmadır.  Bu tel düzeni ile 50-51 tekneli divan sazları do, do# ve re tonlarında çalınabilir.

TEL TAKARKEN NELERE DiKKAT EDiLMELi ?

Tel takmak basit bir işlem gibi görünse de  çalgının performansını etkileyebilecek bazı noktalara dikkat etmek gerekir. Bunlar nelerdir ?

  1.      0,16-0,22 arası çelik telleri arka eşiğe takarken çift sarım yapmak gerekir. Aksi takdirde sürekli akort bırakabilir ve nihayetinde delikten tamamen sıyrılabilirler. Daha kalın teller tek sarım takılabilir. Fotoğraflarda tek ve iki sarımlı tel takma yöntemleri gösterilmektedir.


                                  Tek sarım

 
                                  Çift sarım

2.      Alt eşikteki tel deliklerini kontrol ediniz. Çapı 1 mm'den büyük deliklere çelik tel takmak risklidir,   çünkü bu çap bu tip teller için büyük kalır . 1 mm'den büyük çaplı deliklere sırma tel takılabilir.

 

3.      Telleri alt eşiğe veya burgulara takarken mümkün olduğunca zedelememeye , bükmemeye çalışınız.

 

4.      Tel alt eşiğe bağlandıktan sonra burguya doğru uzatılırken kesinlikle kendi çevresi etrafında döndürülmemelidir (burulmamalıdır). Bu , perdelerde uyumsuzluk, ve çarpma gibi olumsuzluklara sebep olabilir.

 

 5.      Teli burguya 1,2,3,4 numaralı fotoğraflardaki sıra takip edilerek i takmalısınız.


(1)



(2)



(3)



(4)

6.      Tel burguya takıldıktan sonra burguya sarılan payın abartılmaması gerekir. Bu pay 2-3 sarım olmalıdır.

 

7.      Tel burguya takılıp, burgu deliğine oturtulduktan sonra telin burguyu terkettiği yükseklik kırma yüzeyinden en fazla birkaç mm yüksekte olmalıdır. Diğer taraftan tel, burguyu terkettiği noktada dibe oturmamalıdır. Bu da burgunun deliğe tam oturmasını engelleyerek akort bırakmasına sebep olur.

 

8.      Takılan bir tel asla sökülüp tekrar takılmamalıdır. Bu durumda perde ve akortta problem oluşabilir.

 

9.      Şart olmamakla birlikte, tel takma işleminin çalgı bir mengeneye bağlıyken yapılması faydalıdır. Zira bu işlem esnasında sazın sabit olmaması çarpma, çizilme gibi durumlara sebep olabilir. Ayrıca her icracının bir tel keskisine sahip olması gerekir.

 

 10.  Tel değiştirme periyodu bir takım faktörler göz önüne alınarak belirlenmelidir. Sık kullanılan teller doğal olarak çabuk eskir. Ancak teller takıldıktan sonra hiç çalınmasalar bile bir bekleme ömürleri vardır.Nemli iklim bölgelerinde ayda bir tel değiştirilmelidir. , Kuru bölgelerde bu süre daha uzayabilir. El ve parmak temizliğine dikkat edilmesi tel ömrünü uzatır. Özellikle ter tellerin baş düşmanıdır.

PERDE ve EŞİK ÖLÇÜLERİ

Perde ölçüleri , çok eski dönemlerden bu yana bağlama ve benzeri oynar perdeli çalgıların temel problemi olmuştur. İcracılar ve yapımcılar en doğru perde ayarını yapmak için birçok yöntem denemiştir. Yakın bir geçmişe kadar metrik perde ölçüleri kullanılmış , ancak bunlar da her biri farklı formüller ile hesaplandığından birbiriyle uyuşmamış ve toplu icralarda, özellikle batı çalgılarının da kullanıldığı stüdyo kayıtlarında probleme neden olmuştur. Bu gün gelinen noktada metrik ölçülerin pratikte hiçbir kullanılabilirliği olmadığı herkesçe anlaşılmış ve perde ayarları artık ‘tuner' yani ‘akort cihazı' yardımıyla yapılmaya başlanmıştır. Müzik mağazalarında oldukça makul fiyatlara satılan bu cihazlar hem istenilen sesi dışarıya verebilme hem de üretilen herhangi bir sesin frekansını ve perdesini tespit edebilme özelliğine sahiptir. Bağlama icracılarının bu cihazların "kromatik" özellite olanlarını temin etmeleri yerinde olur. Ancak bu cihazlar batı ses sistemine göre düzenlendiğinden Türk Müziğindeki koma sesleri üretemez veya bu sesleri duyduğunda ‘cent' (bir yarım aralığın yüzde biri) cinsinden ifade eder. Koma perdelerin ayarlanması icracıya kalmıştır. Akort cihazı ile perde ayarı yapabilmek için iki temel şart vardır.

 

1.      Çalgınızın telleri yeni olmalıdır. Az kullanılmış teller ile dahi sağlıklı perde ayarı yapılamaz.

 

 2.      ‘İki eşik arası' mesafe uzun bir cetvel yardımıyla alt tel ve üst tel hizasından aynı olacak biçimde ölçülmeli ve sabitlenmelidir. Bu esnada üst eşikte herhangi bir eğrilik olup olmadığı gönye ile kontrol edilmelidir, aksi takdirde mevcut bir eğriliğin perdelere ve köprü eşiğe de yansıyacağı unutulmamalıdır. Köprü eşiğin  yerinde  minik  bir  oynama  dahi  perde ayarını bozabilir. Bu eşiğin yeri, ya uçlarından  kuvvetli  olmayan  bir  tutkal  ( örneğin kağıt tutkalı) dokundurulmak suretiyle sabitlenebilir yada bu noktalara bir işaret konulabilir .Burada amaç köprü eşiği göğse yapıştırmak değil, sadece  olabildiğince  sabitlemektir.  İki  eşik  arası mesafenin ölçüm kolaylığı açısından sonu buçuklu veya tam biten sayılardan seçilmesi daha pratik olur. Örneğin 87,2 yerine 87 veya 87,5 tercih edilebilir.

Yeri gelmişken ‘köprü eşiğin yeri nere olmalıdır?' sorusunu da cevaplayalım. Genel bir ölçü olarak köprü eşiğin yeri, tekne boyu / 5 işleminin sonucu ile tespit edilir. Örneğin ;tekne boyu 40 cm ise 40/5=8cm. Tellerin bağlandığı takoz eşiğin tekne ile birleştiği (yapıştırıldığı) çizgiye cetvelin 0 çizgisi konulur ve köprü eşik 8. cm'ye yerleştirilir. Ancak yukarıda belirttiğimiz gibi bu kaba bir ölçüdür. Köprü eşiği 8,5 cm'ye koymamanız için bir neden yoktur. Burada kıstas şu olmalıdır. Eşik, daha ileriye konduğunda çalgının genel ses renginde baslaşma, daha geriye konduğunda da tizleşme yaratır.

Perdelerde kullanılan malzeme balıkçılıkta kullanılan misinadır. Bu naylon malzeme zamanla yıpranır ve sarımları arası kir bağlar. Dolayısıyla belli aralıklarla kontrol edilmeli ve gerekirse değiştirilmelidir. 

EŞİKLER 

Bağlamada eşik adlandırılan adlandırılan üç ayrı parça mevcuttur. 

1.      Bağlantı eşiği yada arka eşik: Tellerin bağlandığı eşiktir.

 

2.      Orta yada köprü eşik: Göğüs üzerindeki eşiktir.

 

3.      Üst eşik : Sapın uç kısmındaki eşiktir.

Bu üç eşiğinde temel işlevi telleri sabitlemektir. Herbirine kısaca gözatalım.

  Arka eşik (takoz eşik) için temel kriter sağlamlıktır. Bu eşiğin üzerine tellerin takılacağı delikler delinir. Bu eşiğin sert ağaçlardan yapılması ve tellerin gerilimini karşılayacak şekilde iyi yapıştırılması esastır.

Köprü eşik bağlamanın en önemli kısımlarındandır. Temel işlevi tellerin titreşimini ğöğüs tahtasına iletmektir. Çok iyi bir çalgı, sırf orta eşiğindeki problemlerden dolayı kötü tınlayabilir. Öncelikle bu eşiğin ağacı iyi seçilmelidir. Alternatifler arasında kelebek, şimşir ve kızılcık ağaçları önde gelir. Bunlardan kelebek ağacı diğerlerine nazaran daha yumuşaktır ve dolayısıyla tınıyı yumuşatır ve basları açar. Şimşir ve kızılcık sert ağaçlardır. Bunlar çalgının ses rengini tizleştirip hafif parlatırlar. Şimşir kızılcığa nazaran daha yumuşaktır. Köprü eşik sert ağaç-yumuşak ağaç kombinasyonu ile de çift katlı yapılabilir. Alta kelebek, üste ise abanoz veya kızılcık kullanılabilir. Bu tip eşikler buğulu ses rengi elde etmek için kullanılır.

 Köprü eşiğin, teller takılmadan önce göğsün üzerinde basacağı yüzeye çok iyi alıştırılması gereklidir. Bu basit ancak icracıdan ziyade yapımcının yapacağı bir işlemdir. Herhangi bir eşik bu işleme tabi tutulmadan doğrudan bağlamada kullanılamaz. Bunun sebebi, eşiğin basacağı yüzeydeki bombedir. Eşiğin alt yüzeyi bu bombeye uymazsa eşikte kasıntı meydana gelir ve bu sese yansır.

  Gerek köprü eşikte, gerekse sonra bahsedeceğimiz üst eşik üzerindeki tel çentiklerinin yakınlıkları çok önemlidir. Bilindiği gibi bağlamada üç tel sırası vardır. Her grubun içinde de iki yada üç tel vardır. Örneğin alt teldeki üç telin çentikler birbirine normalden yakın açılırsa bu alt telin tınısında kısıklığa yol açar.  

Köprü eşik yandan bakıldığında üçgen kesitlidir. Bu üçgenin tepesinin (yani tellerin bastığı ve çentiklerin açıldığı tepe çizgisi) yuvarlanmış ve küt olmaması gerekir. Küt eşik tepesi  telleri tutar, dolayısıyla tellerin tutuk tınlamasına sebep olur.

  Köprü eşiğin yüksekliği ne olmalıdır? Bu her bağlamaya göre değişir çünkü her bağlamanın ‘eşik payı' diye tabir edilen, yapım aşamasında ustasınca belirlenen sap ile göğüs arasındaki açısı farklıdır.  

Üst eşik tellerin burgulara belli bir düzen dahilinde ulaşmasını temin eder. Sert ağaçlardan tercih edilmelidir. Az da olsa sese etkisi vardır. Üst eşiğin ideal yüksekliği boşta tınlayan tellerin perdelere çarpmamasını sağlayabilecek minimum yüksekliktir. Bu eşiğin gereksiz yüksek olması tellerde sertleşmeye ve tınıda kısılmaya sebep olur.

TEZENE

 

Günümüzde, tezeneler çoğunlukla aşırı yumuşak malzemelerden yapılmaktadır. İcracıların bunların arasından diri olanlarını seçmeleri parlak ve diri ses alabilmeleri açısından önemlidir. İcracılar isterlerse tezenelerini kendileri de yapabilirler. Bunun için çoğunlukla gıda ve deterjan kutularında kullanılan kapaklardan faydalanabilirler.. Tezene için seçilen plastik malzemenin mika sertliğinde olmaması gerekir. Uygun malzemeyi bulduktan sonra, maket bıçağı ve zımpara yardımıyla tezene yapmak gayet basit bir iştir. Tezenenin şekli maket bıçağı ile kesildikten sonra ucunun et kalınlığı zımpara yardımıyla düşürülebilir. Tezene ucunun form olarak küt kalmamasına özen gösterilmemelidir. Bu seste matlığa yol açar.

 

BAĞLAMANIN BAKIMI

 

 
Bir insan nerede rahat yaşayabiliyorsa bir çalgı da o ortamda rahat edebilir. Bütün çalgılar için nem, aşırı sıcak veya soğuk zararlıdır. Dolayısıyla kapalı yada açık mekanlarda çalgıların daima korunması gerekir. Kapalı mekanlarda ahşap çalgıların muhafaza edildiği bölümün mümkün olduğunca mutfak ve banyodan uzak tercih edilmesi yerinde olur. Gene bu çalgıların kalorifer , soba gibi ısı kaynaklarına mesafeli durması doğrudur. Bu tür çalgılar kılıfsız dışarı çıkarılmamalıdır. Her çalımdan önce ellerin yıkanması tellerin ve perdelerin ömrünü artırır Her sefer olmasa bile birkaç tel değişiminde bir, eski teller söküldükten sonra tekne ve göğüs tahtası ‘pamuk ve polish' ile temizlenebilir. Polish malzemesi vernik tipi cilalarının parlatılması için kullanılan, içinde bir miktar silikon barındıran, bir nevi yarı akışkan zımparadır. Polish'in özellikle gitar için üretilen sprey türleri de kullanılabilir. Temizleyici olarak ‘cila pastası' kullanılmamalıdır, çünkü bu malzeme cilayı çizer.

BAĞLAMA SESİNİN ÖZELLİKLERİ VE BAĞLAMADA DENGE 

İyi bir bağlama genel hatlarıyla uzayan , diri ve parlak, tizleri bir miktar önde, sızlak bir sese sahip olmalıdır. Bazı çalgılar için ‘dokununca inliyor' şeklinde bir tanımlama duymuşunuzdur. Bu çalgının ‘cevap vericiliği' ile ilgilidir. Teknesinin ölçüleri yerinde, göğüs tahtası iyi takılmış ve eşik payı doğru verilmiş bağlamalarda bu özellik bulunur. Dengenin iki unsuru vardır.Seste denge, volümün aşırı düşük veya yüksek olmaması, sesin makul düzeyde uzaması ve seste bir renk özelliğinin bulunması ile açıklanabilir. Fiziki denge ise tellerin sertliği, sapın kalınlığı, teknenin formu ve ağırlığı gibi başlıkları içerir. Bu konu hakkında daha detaylı bilgi için "Bağlamayı Anlamak Bağlamadan Anlamak" başlıklı yazımıza bakabilirsiniz