Neden Yapamayasınız

NEDEN YAPAMAYASINIZ ?

                                                                             Özay Önal

Değerli Sazadair ziyaretçileri,

Bu bölümümüzde, bağlaması ile ilgili  eşik ve perde problemleri yaşayan ve herhangi bir ustadan yardım alma şansı olmayanlara bir nebze de olsa  yol göstermek, ve hatta belki onları bağlama yapımına teşvik etmek için belli başlı bazı konularda  yol göstermeyi  hedefledim. Bu uygulamaları aynı şekilde, aynı aletleri kullanarak yapmanız mümkün olmayabilir, bu şevkinizi kırmasın. Gerekirse bazı basamakları atlayabilirsiniz ve daha basitini yaparsınız, ama ihtiyaç duyuyorsanız mutlaka yapmayı denemelisiniz.Bahsedeceğim uygulamalar ; takoz eşik, köprü eşik, üst eşik yapımı ve perde hazırlanması ve bağlanması’dır.

Eşikler

Bilindiği gibi, bağlamanın üç adet eşiği var. Tellerin bağlandığı takoz eşik , göğse basan köprü eşik ve burgulara doğru, tel boyunun bittiği yerde bulunan üst eşik.

Takoz eşik

Bu eşiğin yapılması esasen ev şartları için biraz zordur. Benim tarif edeceğime ilaveten, son zamanlarda “gömme “ şeklinde de yapılmaktadır, ki bu tipin yapılması için zaten özel bir frezeye ihtiyaç duyulur. Bu yüzden bu iki eşiği de direk hedeflememekle birlikte, bir miktar açıklama ve fotoğrafa yer vereceğim.

 
    

    

Takoz eşik, temel işlevi taşıyıcılık olan, tellerin bağlandığı eşiktir. Sert ağaçlardan yapılması tavsiye edilir. Bunu sebebi, tellerin, içinden geçtikleri delikleri yırtma eğilimleridir. Takoz eşik için ideal ağaçlar, abanoz, bubinga (gül diye de bilinir), şimşir, kızılcık, erik, akgürgen, ovenkol ve benzeri sert ağaçlardır. Kayın, akçağaç(kelebek) bence biraz tırtılma yapmaya daha yatkın ağaçlardır. Bunlar tamamen yırtılma yapmasalar dahi kısmi olarak deforme olabilirler. Ardıç bu eşik için asla kullanılmamalıdır. Takoz eşiğin tel yuvaları 1mm. Kalınlıktaki matkap ucu ile delinebilir.

Köprü eşik

Köprü eşik, hem taşıyıcı hem de akustik öneme sahiptir, dolayısıyla sağlamlığı ve ondan daha önemlisi ağaç tercihinin sese olan etkisi açısından dikkate değerdir. Tüm eşik tiplerinde, elinizdeki ham ağaç kütlesinden (bu belki ince bir çubuk, belki de kalın bir kütük olabilir) nasıl bir kesit alacağınız ve bu parçayı hangi yönde kullanacağınız  önemlidir.  Aşağıda, bir şimşir kütüğünün uç kesitini görüyorsunuz.Çizdiğim üçgenleri yapacağınız köprü eşiklerin yan kesitleri ve T harflerini de tabanları olarak düşünün.

  

Gördüğünüz gibi, ağacın damarlarının görüntüsü  iç içe geçmiş bir dairesellik arz ediyor ve eşiklerin tabanları, yani T harfleri farklı eşiklerde, farklı yerlerde. Bunun sebebi şu; Köprü eşik yaparken , ağacın lif (yada damar) yönünün tabana az yada çok paralel seçilmesi gerekir. Seçilmezse ne olur? Çoğunlukla bir şey olmaz, bazen tabana tam dik uzanan damarlı sert ağaçlar kullanıldığında çınlama yapabilir. Bu prensip sadece bağlamada değil, keman , gitar ve benzeri tüm telli- yaylı ve telli ve çalgılarda geçerlidir. Dolayısıyla tüm eşik tiplerinin yapımında bu “püf” noktaya dikkat edilirse iyi olur.

Köprü eşiğin yapımında ilk basamak, elimizdeki ağaç parçasını bir tabanı  dikdörtgen olan bir “üçgen piramite” dönüştürmek olmalıdır. Bu formu elde edebilmek için aşağıdaki fotoğraflarda sergilenen yöntemlerden kendinize uygun olanı seçebilirsiniz. Eğer basit de olsa bir seyyar mengene imkanınız varsa, törpü ile kabaca şekillendirmeniz en kolayıdır. İster törpü ile isterseniz bıçak ile yapın, son halini bir cam levha yada düz herhangi bir satıh üzerine yayılmış bir zımpara üzerinde verebilirsiniz. Son haline getirme de rende de kullanılabilir, ancak bu heryerde ve herkesde bulunabilecek bir alet değildir. Ancak yine de sizler için ben bu uygulamayı görüntüledim.

 
   

Köprü eşiğin bir uçtan diğerine boyu 4,5- 5 cm civarında olabilir. Boyun yaklaşık ortasına bir orta bacak noktası işaretledikten sonra , yuvarlak eğe ile”yarım daire” kesitli gözler oyulabilir. Eşiğin toplam kütlesini azaltmak açısından bu gereklidir, ancak illaki yarım daire kesitli olmayabilir, başka bir şekil de verebilirsiniz. Hatta daha sonra  köşeli bir eğe ile (tercihan üçgen kesitli) süs amaçlı kesikler dahi yapılabilir

    

Köprü eşiğin ideal bir yüksekliği var mıdır? Hayır, ancak belli bir aralık verilebilir. Bu da tanburalarda ve kısa saplı bağlamalarda , ki genelde ortalama 40 cm. tekne boyuna sahiptirler, 4,4-5,8  mm aralığıdır. Gördüğünüz gibi verdiğim aralık 1mm oynamaktadır. 1 mm. aslında bir çalgı için büyük bir aralıktır. 4,4 mm’den daha düşük eşik isteyen bu boy bağlamalarda,eşik payı az, 5,8’den fazla isteyenlerde de eşik payı fazla yada göğüs çöküktür. Eşik yüksekliğini ölçmenin en kolay yolu bir kumpas edinmektir.

Köprü eşiği şekillendirdikten sonra, bir zımpara yardımıyla, göğüs üzerindeki eğime alıştırmak gerekir. Bunun için sırasıyla 180, 220 ve 400 kum ahşap zımparası kullanabilirsiniz."Kum" terimi zımparalar için kullanılani bir  kalınlık terimidir.  Uygulama şekli fotoğraflardaki gibidir. Yalnız eşik, göğüs üzerinde herhangi bir yerde değil, teller takıldıktan sonra da duracağı  asıl yerinde bu şekilde tabanı zımparalanarak alıştırılmalıdır.

   

Alıştırma işlemi sıraında, sap tarafından gelen bir ışık kaynağı kullanılırsa, zımpara göğüs üzerinden alınarak, eşik tabanında oturan veya oturmayan kısımlar tespit edilebilir. Zira, oturmamış bölgelerden ışık sızar. Alıştırma bittikten sonra eşiğin yüksek mi alçak mı olduğuna nasıl karar verebiliriz. 1-İcra sırasında tellerin perdelere çarpmaması gerekir. Bu problem çoğunlukla “cızırtı yapıyor” şeklinde ifade edilir. 2-Sapın en tiz perde bölgesindeki yüksekliği 3,5 mm’yi geçmemelidir. Eğer eşiğin yüksekliğini indirmeniz gerekiyor ise iki yolla bunu yapabilirsiniz.

1-Yukarıdaki fotoğrafta yapıldığı gibi, zımparalamaya devam edebilirsiniz.

2-Tabana hiç dokunmadan, bir rende yardımıyla yada düz zemine yayılmış bir zımpara üzerinde  eşiğin taban hariç iki yan kenarını yontar yada zımparalarsınız. DİKKAT! .Bu işlem eşiğin tepe çizgisini gittilçe inceltir, adeta bıçak ağzına çevirir. Bu ağzın kalın olması zaten iyi değildir, fakat pek çok bağlamada bu çizginin nerdeyse 2mm kalınlığa ayarlandığını görüyorum. Bunun mahsuru nedir? Tel, temas ettiği nokta yüzeyi ne kadar fazla olursa, o kadar fazla o yüzey tarafından tutulur, yani  tınlaması önlenir. Bu yüzey asla sıfırlanamaz, ama ne kadar azaltılırsa o kadar iyi olur. Bu tepe çizgisinin kalınlığının 0,5 mm.  civarında olması gerekir.

Yüksekliği ayarladık, şimdi sıra tel aralıklarında ve çentiklerde. Takoz eşik tarafından burgulara doğru, tek gözünüzle şöyle nişan alır gibi bir bakın. Tel iki nokta arsında düm düz gitmeli, özellikle köprü eşik üzerinde bir sapma olmamalı yada bu sapma çok çok az olmalı. Bağlamada üç tel gurubu vardır. Bu tel gruplarının hiçbirinin altına eşiklere eğe yoluyla açtığımız boşluklar gelmemelidir. Çentikleri  V harfi şeklinde, bıçağı sağdan ve soldan yaklaşık 60 derecelik açılarla kullanarak açabiliriz. Çentik derinliğini abartmamak gerekir, maksimum 0,5 mm iyidir. Zaten, telleri gerdikten sonra, çentikler, tellerin basmasıyla birlikte biraz daha şekillenirler. Fazla derin çentikler de teli tutar ve tınlamasını önlerler.

Üst eşik

Üst eşik, diğer iki eşiğe nazaran daha fazla sorun çıkaran, ve her ne kadar çok basit gibi görünse de yapımı, oturtulması zor olan bir kısımdır. Daha sık sorun çıkarmasının sebebi, üzerinden geçen tellerin, eşiği ve çentikleri  burgular tarafına geçerken, belli açılar yaparak zorlamalarıdır. Bu sebeple, üst eşik sap üzerindeki yuvasına sağlam oturmalıdır. Aksi takdirde, kendisi sağa yada sola kayarken, bütün telleri  de kaydırır. Tuşe üzerine taşan yüksekliğinin orta boy sazlarda 1mm civarında olması gerekir.  Daha fazlası tellerde gereksiz sertlik ve tını tutukluğu yapar.

Köprü eşiktekinin aksine , üst eşiğin damar kesiti tabana göre mümkün olduğunca dikey olmalıdır. Olmazsa ne olur? Eğer köprü eşikteki gibi tam yatay damarlı bir kesit kullanılırsa, üst iki ve orta iki teller gibi fazla açı yapan teller, zorladıkları taraftan parça kaldırarak çentiklerden fırlayabilirler. Tabi bunda sapın kırma açısındaki miktar da önemlidir. Kırmadaki geriye eğim yeterliyse bu risk azalır, ancak ise risk fazladır. Kızılcık, şimşir, erik, abanoz,  ve benzeri sert ağaçlardan üst eşik yapılabilir. Asla ardıç, wenge,ladin, köknar denemeyin. Aşağıdaki fotoğrafta, üst eşiğin yan kesitinin damar yapısı verilmektedir. 

 

Üst eşiğin nasıl yapılacağına dair aşağıdaki fotoğraflardan faydalanabilirsiniz.

   
   

 
 

   

Bilindiği gibi üst eşiğin bulunduğu yerden sonra, sapın geriye doğru açı yapan kısmına “ kırma” diyoruz. Eski sazlarda bu açı yoktu ve kırma sapın dümdüz bir devamı idi. Ancak daha sonraları , başka telli çalgılardan da esinlenerek bu bölgeye bir açı kazandırıldı.Eğer geriye doğru  yeterli kırma açısı varsa, üst eşik çentiklerini V harfi kesitinde açabilirsiniz. Ancak kırma açısı yeterli değilse telin yuvasından fırlama riski yüksektir. Bu özellikle üst ve orta tellerde belirgindir. Bu durumda üst iki ve orta tellerden üstte olanı için çentikleri normal V harfi gibi değil de sağa  yatık V   ve orta telin altta olanı için de bunun tersi yöne yatık şeklini uygulayabilirsiniz. Bu yatık V çentiklerin dik kenarları telin gitmek istediği yöne karşı bir duvar görevi görür. Orta üst telde bam bam diye bilinen telden kullanılacağı zaman, ya bu telin çentiği derin açılmalı yada çentik normal tele göre açılıp, bam bam tel eşiği burgular yönüne doğru terk ettikten hemen sonra çakılmış bir toplu iğne yada çok ince bir çivi ile desteklenmelidir. Aşağıdaki ilk fotoğrafta , kırma açısı az bir bağlama ve bir toplu iğne ile desteklenmiş  bam bam çentiği görülmektedir. 

    

 

Mevcut üst eşiğinizde gereğinden geniş veya derin açılmış veya yeri değişmesi gereken çentikler varsa bunları, eşiği tamamen değiştirmeksizin, doldurmak suretiyle yeniden açabilirsiniz. İhtiyacınız olan şey "japon yapıştırıcı" diye bilinen bir hızlı yapıştırıcı, biraz ağaç tozu ve bir toplu iğnedir. Zımparada faydalanarak biraz ağaç tozu elde edin. Toplu iğnenin sivri ucuna biraz yapışrırıcı alın ve çentiği bununla ıslatın.Hemen çentiğe biraz toz dökün. 10 sn. kadar bekleyin, çentiğe doğru üfleyip fazla ağaç tozunu uçurun ve bu işlemi çentik dolana kadar tekrar edin. Böylelikle yeni bir çentik açabilirsiniz. Eşiğin tepesini isterseniz siyah  yada bordo renkli gazlı kalemle boyayabilirsiniz, böylece doldurulmuş çentikler görünmez.

 

PERDELER

Perdeler, herkesin bildiği, balık tutma amaçlı üretilmiş misinaların, siyah yada başka bir renk kumaş boyasıyla boyanması ile  bağlanmaya hazır hale getirilirler. Perdeleri boyamak şart mıdır? Hayır, kendi şeffaf renklerini de kullanabiliriz. Ama siyah perde kullanımı bir gelenek haline gelmiştir.  Misinalar çok çeşitli ambalajlarda satılmaktadırlar.  Farklı kalınlıkları vardır. 0,35/0,40/0,45/0,50 bağlamanın farklı boylarında kullanılabilecek kalınlıklardır. Kabaca, cura boyları için 0,35 , kısa saplı bağlamalar ve tanburalar için  0,40, abdal sazları ve divanlar için 0,45/50  çapında misina kullanılabilir. Baştan sona bütün perdeler de aynı çapta misina kullanılmalıdır. Aksi takdirde tellerde çarpmalar meydana gelir.

Bunun iki istisnası vardır. Bu vereceğim uygulama bazılarınızın çok işine yarayabilir. Diyelim ki , bozuk düzene göre alt tel en pest (kalın) perde olan sibemol perdesinde bir çarpma var ve bu sizi çok rahatsız ediyor. Hatta diyelim ki sadece sibemol değil sibemol2 de de bir çarpma var ve bunu sapı tesviye ettirerek çözemiyorsunuz. Sibemol perdesine 0,45, sibemol2 perdesine 0,40 ve diğer bütün perdelere 0,35 perde bağlayın veya bağlatın, soru ortadan kalkacaktır.Hatta 0,50-0,45-0,40-0,35 sıralaması ile, naturel si perdesini dahi kurtarabilirsiniz, ki bu perde özellikle bağlama düzenin de çok kullanılır. Bu uygulamayı tiz perdelerde de yapabilirsiniz. Ancak burada, farklı bağlayacağınız  perdelerin, bir önceki uygulamadan değişik olarak, daha ince olması gerekir.  Yani örneğin, bozuk düzene göre alt tel  do ve dodiyez  perdelerinde çarpma var. (Tek başına en tiz perde olan re perdesinde çarpma olma olasılığı hayli düşüktür.) Perde kalınlıkları şöyle olmalıdır. Tiz do perdesine kadar ve do da dahil olmak üzere 0,45, do diyez perdesi 0,40 , re perdesi  0,35

Örnek filmlerde görüleceği gibi, perdelerin elimi kesmemesi  ve misinayı daha gergin tutabilmem için parmaklarıma bazı -deri eldivenden bozma-deri kılıflar geçiriyorum. Bunu bütün ustalar yapmayabilir, siz de yapmak zorunda değilsiniz. Diğer bir nokta, perdeler ,asgari üç sarım yaparak bağlanmalıdır. Ben dört  sarımı tercih ediyorum. Düğümler mutlaka benim yaptığım şekilde ve sayıda atılmak zorunda değil. Başka düğüm şekilleri de var, ancak ben buna alıştığım için, bu şekli uyguluyorum.

Misinaları nasıl boyayabiliriz? Bir daha boyama amacı dışında kullanmayacağınız bir çaydanlık veya hafif derin bir tencere ayarlayın. İçine yarım ile bir litre arasında su doldurup, 3-4 paket misinaya kadar atabilirsiniz. Tuhafiyecilerde veya kırtasiyelerde satılan hazır kumaş boyalarından 1 paket atın. Siyah dışında isterseniz bordo renk de kullanabilirsiniz. Hazır bordo boya yoksa, kahverengi ve kırmızıyı eşit şekilde karıştırın. Misinalar, paketlerinde bağları çözülmesin diye sıkıca iki yerden bağlıdırlar. Eğer bu bağların düğümlerini gevşetmezseniz, tam bu noktalar boyanmaz, beyaz kalır, onun için bu düğümleri gevşetin,  yada kesip daha gevşeğini bağlayın.

Ocak üzerinde ısıtın ve kaynamaya başlamasından itibaren yarım saat daha bekleyin ve ocaktan alın. Soğumasını beklemeden, içindeki suyu döküp soğuk su ile perdeleri  durulayın. Bu işlemi, perdeler suyu boyamayı kesene kadar tekrarlayın. Perdeleri bir gazetenin üzerine yayıp kurumalarını bekleyin. Perdeleriniz servise hazırdırJ

 

Kumaş boyası ve misina